Biz eşimle İstanbul’da yaşadığımız için çiftlikte yapılan çalışmalarla yakından ilgilenemiyorduk. Babam ve annem kendi ellerinden geldiği kadar ve yakın çevrenin desteğini alarak toprağı da işlemeye başladılar. İlk olarak da bir üzüm bağı oluşturmaya karar verildi.
Babam arkadaşlarıyla Ziraat Odası’nı ziyarete gittiğinde Kredili Bağ Projesi olduğunu öğrenmiş. Bunun üzerine 1 dönüm bağ yapmak üzere başvuruda bulunmuş.
2007 Yılı Şubat Ayı’nda Ziraat Odası başvurumuzu kabul etti. Fidan, tel, demir direk ve danışmanlık desteği sağladı. Kredi geri ödemesi de 1 yıl sonra başlamak kaydıyla 2 yıl süresince 3 ayda bir yapılan ödemelerle tamamlandı.
Bağın yapılacağı 1 dönümlük alan tespit edildikten sonra kütüklerin dikileceği toprağı 40 cm x 40 cm olmak üzere kendimiz hazırladık. Kütüklerin arasında ikişer metre, kütük sıralarının arasında da üçer metre boşluk bıraktık. Fidanları teslim aldıktan sonra Ziraat Odası’ndan bir mühendis gelip ilk fidanların dikimini yaptı ve fidan dikimi hakkında detaylı bilgiler verdi. Daha sonra kalan fidanların dikimini biz gerçekleştirdik. Takip eden yıl içerisinde Ziraat mühendisi zaman zaman gelip bağı kontrol etti.
Diktiğimiz üzümlerin cinsleri; Yalova İncisi, Alfonso, Safranbolu Çavuş Üzümü ve Siyah Üzüm.
Bağın bakımı şu şekilde sağlanıyor. Kışa girerken kütük sıralarının arası traktörle sürülüyor. Traktörün yanaşamadığı yerler de bahçe beli kullanılarak belleniyor. Bahara çıkarken (Mart-Nisan aylarında) kütüklerin budaması yapılıyor, dipleri çapalanıp gübreleniyor. İlaçlama zamanına göre de ilaçlama yapılıyor.
2 yıllık yoğun bir emeğin ardından 2009 yazında bağımızdan dolu dolu üzüm yemeye başladık. Üzüm Bağı’nın mimarı babam ve en büyük destekçisi anneme ne kadar teşekkür etsem az. Babam diyor ki: ”Bakılırsa bağ olur, bakılmazsa dağ olur. Ömrümüz yettiğince bağ yapmaya çalışacağız.”
Aşağıda iki fotoğrafı sizinle paylaşmak istiyorum. Oğlum Ömer Burak’ın 2009 yazında 6 yaşındayken üzüm bağından kendi elleriyle doldurduğu ilk üzüm sepetinin bizim için anlamı çok büyük. Zira annem Ömer Burak gelene kadar bağdan kimseye üzüm toplatmamış. Diğer fotografta da sabah güneş doğarken bağın üzerinde bıraktığı ışıltıyı görebilirsiniz.
Not: Yukarıdaki bilgilerin derlenmesinde babamla röportaj yapıp topladığı bilgileri bana gönderen yeğenim Nuh Kerem’e teşekkür ederim.



